Migren Tedavisi İstanbul

Karşımıza günlük hayatta sıklıkla çıkan migren ağrısı yorgunluk ve stres sonucu kendini gösteren ataklar halinde devam eden nörolojik bir hastalıktır. İnsanların günlük hayatlarını etkileyen hastalıklar sıralandığında migren 2. Sıraya yükselmiştir. Belirli bir yaşta ortaya çıkmamasına rağmen genellikle ergenlik çağıyla kendini gösterir ve 40 yaşların başında azalma görülmeye başlar. Kadınlarda ise hormonsal değişikliklerle birlikte menopoz dönemiyle azalma görülmektedir. Ayda görülme sıklığı 8 ve üzeri olursa buna kronik migren tanısı konmaktadır. Beyin zarlarında ağrıyı ortaya çıkaran kimyasallar ise en büyük tetikleyicilerdir.

Migren Nedir?

Migren, ataklar halinde kendini gösteren genetik olabileceği gibi diğer yandan strese bağlı başın tamamını saran 4 ile 72 saat arasında uzunluğu olan nörolojik bir hastalıktır. Tam bir nedeni bilinmemek ile birlikte ilaç tedavisi alınsa dahi kişiye özel iyileşme süresiyle net bir iyileşme süresi verilememektir. Kan damarlarında oluşan değişiklikler sonucu ortaya çıkan bir baş ağrısı çeşididir. Erkeklere oranla kadınlarda daha çok görülme sıklığı tespit edilmiştir. Hayatın akışını etkileyen sıkışma tarzı bir ağrı olup beyindeki ağrı sisteminde oluşan bir bozukluktan kaynaklandığı düşünülmektedir. En sık gerilim ismi verilen migren tipi yorgunluk, vücudun halsiz düşmesi ve stres kaynaklıdır. Gerilim tipinin nedenleri arasında günlük yaşamda oluşan zorluklar sebep olmaktadır.

Migren Nedenleri Nelerdir?

Migrenin nedeni tam olarak bilinmese de genetik faktörler etkilidir. Aile bireyleri ve yakın akrabalarda görülme sıklığı bireyde 3 kata kadar daha risk altında olduğunu göstermektedir. Kronik yatkınlığın yanı sıra iç faktörler ve dış faktörler olmak üzere atakların ortaya çıkmasına sebep olan unsurlar vardır. Bu unsurlar kişiden kişiye değişebilme ihtimali olsa da genel olarak hava değişimi, sigara dumanı, stresli ortama maruz kalma, parfüm ve benzeri kokular ve yeme sıklığının dengede olmaması atakları etkileyebilir.

Bazı kişilerde gıda hassasiyet yaratabilir ve migren ile yakından bir ilişki kurulabilir. Tuzlu işlenmiş gıda seçenekleri, deniz ürünleri, çay ve kahve tüketimi, tatlandırıcı aspartam gibi birçok seçenek tetikleyici olabilir. Genel bir kural olmadığı için kişinin kendinin hassasiyetlerini bilmeli, gıda alımı sırasında dikkati kendi üzerinde olmalı ve ona göre kendine bir yol çizmelidir.

Kadınlarda adet dönemlerinde görülen hormonal değişiklikler ve bunun sebep olduğu anksiyete, yorgunluk ve ağrıyla birlikte oluşan halsizlik hissi de migren nedenlerinden sayılabilir. Fiziksel olarak vücudu zorlama, boyun ve omuz ağrıları, vücudun esnekliğini kaybetmesi dolayısıyla hareketsiz bir yaşam, atakları tetikleyicidir.

Kişinin günlük hayatında kullanması gereken bazı ilaçlar da değerlendirilmedir. Bunların başında hormon tedavisinde kullanılan ilaçlar, uyku hapları gibi doktorunuza danışmanız gereken ve migren hastalığıyla birlikte düzenlenmesi gereken ilaçlardır.

Migren Belirtileri Nelerdir?

Migren belirtisi ataklarla çözülmeye çalışılsa da farklı dönemleri bulunan, başının ve sonunun bir bütün olarak değerIendirilmesi gereken bir hastalıktır. Göz ile ilgili ortaya çıkan seçenekler migrenin atağının başında gelmektedir. Bu önceden hissedilen bulgulara aura denilmektedir. Ani görmede zorluk, parlak ışık hissi, şimşek çakıyor görüntüsü gibi pek çok unsur hastalığın habercisidir. Kişide durgunluk, psikolojik olarak donukluk diğer faktörlerdir.

Artı ve eksi yönde uçlarda yaşanılan duygular, depresif hal olumsuz görülürken bir diğer kişide aşırı neşeli hal gözlemlenebilir. Kelimeleri toparlamada zorluk görülürken bunun sebebi diğer yandan düşüncelerde aşırı yavaşlamadır.

Bir diğer yandan derideki hassasiyet önemli bir işarettir. Vücuda takılan takıların verdiği rahatsızlık, saç, yüz ve dişlerde oluşan acıma hissi de vücuda eşlik edebilir. Bulantı ve kusma, vücut hareket halindeyken artan ağrı da kişiyi olumsuz etkilemekte ve belirtilerini net bir şekilde göstermektedir. Halsizlikle birlikte ishal, ensede şişlik, iştahta oluşan sorunlar ya da aşırı susuzluk hissi ve dolayısıyla sık idrara çıkma görülebilir.

Kişide görülen duygu farklılıkları, ışığa ve sese karşı oluşan fazla duyar oluşabilirken genellikle bu hassasiyetler 24 saat içerisinde kaybolur. Nadir olarak görülen belirtilerin arasında ise geçici zayıflık ve felç durumları gözlemlenebilir ve bu tür migren çok nadirdir.

Karanlık ortam ve sessizliğin hakim olduğu alanlarda daha az duyarlı olunması sebebiyle hasta yalnız kalmak isteyebilir ve ışıktan uzak kalacak şekilde dinlenmek istemesi normaldir. Migren hastalarının uykuya yakın bir dönemde ağrısı hafiflese de bu semptomlar hafife alamayacak kadar kişiyi etkilemekte olup zamanla ataklar, yan etkileri bastırır duruma gelebilmektedir.

Migren Nasıl Teşhis Konulur?

Migren olduğu şüphesi doğan kişi ilk olarak nöroloji doktoruna muayenesini olmalı ve Mr çekimi yapıldıktan sonra tekrar değerlendirilmeye alınmalıdır. Mr çekilmesinin sebebi ise daha önceden tanısı konulmamış fakat bilinmeyen bir hastalığı olup olmamasına bakılmasıdır. Net olarak başka bir hastalığı olmadığı görüldükten sonra kişinin ne sıklıkla ağrıya maruz kaldığı, ağrıyı hangi bölgede baskın olarak hissettiği, nelerin daha çok tetiklediği gibi ayrıntılar verildikten sonra tedaviye geçilmektedir.

Bu teşhislerin yanı sıra baş ağrısı ile migreni karıştırmamak gerekir. İkisinin benzer özellikleri olsa da migren şiddetli, başta tek taraflı hissedilen ve vücudu hareket ettirince artan bir ağrıyla kendini gösterir. Klasik baş ağrısında kusma görülmeyeceği gibi ağrı süresi de kısa ve zonklayıcı değildir. Baş ağrısı tek bölgede yoğunlaşmaz. Ataklar şeklinde gelmesi yoktur ve hastanın hareketlerini kısıtlamaz. Migren baş ağrısına göre daha ağır ve zor bir durumdur. Hastaların genel yaşamlarında ki aktiviteler nispeten kısıtlı ve zorlayıcıdır.

Migren Tedavisi Nasıl Yapılır?

Migren tedavisi için öncelik hastanın kendini çok iyi tanıması ve ona göre hayatını şekillendirmesi gerekir. Rüzgârlı hava şartlarından, yoğun sigara dumanından etkilendiğini gözlemleyen bir kişi bunlara dikkat ederek yaşamını korumaya alması da bir tedavi yöntemidir. Bunun yanı sıra iki yöntemden biri olan koruyucu tedavi ve ağrıyı kesici tedavi mevcuttur. Bulantı ve kusmayı kontrol edebilmek için alınan ilaçlar baş ağrısında etkili olabileceği gibi depresyon, epilepsi ilaçları da kullanılabilmektedir. Fakat bu ilaçlar hastayla uyum içerisinde olması gerektiği için nöroloji uzmanına başvurmalı ve diğer bir yöntem ise daha migren ağrısı başlangıcı olmadan günlük olarak alınan ilaç desteğidir. Bunlar düzenli olarak kullanılan ilaçlardır ve ortada bir atak olması beklenmez. Bunları tamamıyla dikkate alan kişi bir yıl içerisinde sonuç almaya başlamaktadır. Hiçbir şekilde sonuç alamayan kişiler için ise botox tedavisi ve kaslara yapılan enjeksiyon ile uzun süreli rahatlama sağlanabilir. Yeni tedavi yöntemlerini de değerlendirmeli ve burundan alınan bir krem ile ağrılar büyük bir oranda azalmaktadır. Tedavi süresi atakların sıklığı, kişinin yaşam kalitesiyle birlikte 3 ile 4 ay kadar sürebilmektedir. Diğer yandan ilaç kullanılması önerilmeyen, hamile ve emzirme döneminde olan anneler ise doktoruna danışmalı ve size en uygun ilacı reçete ile kullanmalısınız. İlaç verilemeyen hastalarda burundan verilen krem ile rahatlama sağlanabilir, tedaviye de hızlı bir yanıt alabilme şansınız vardır. Kişi hayatını düzene soktuğu takdirde ağrılarında hafifleme, atak sıklığında azalma ve hayat kalitesinde artışı gözlemleyecektir. Doğru teşhis ve bunun sonucu olarak doğru tedavi için doktorunuza başvurmalı, gereksiz ilaç alımı yapmamalısınız. İyileşme sürecini hızlandırmak için ise kendinize uygun hayat standartlarınızı belirlemelisiniz.

Migren Olup Olmadığı Nasıl Anlaşılır?

Sıradan baş ağrısından farklı olarak meydana gelen migren nörolojik bir hastalık olup tedavisi mümkündür. Dünyada sık rastlanılan bir baş ağrısı olmakla birlikte kişinin günlük yaşamını da olumsuz etkilemektedir.

Migren belirtileri nelerdir?

  • Zonklayıcı baş ağrısı
  • Ağrının sürekliliği
  • Işık ve sese hassasiyet
  • Mide bulantısı ve kusma
  • Hareket edince ağrının şiddetlenmesi

Gibi belirtileri migrenin başlıca belirtiler arasında sıralayabiliriz. Peki, mevcut baş ağrısının migren olup olmadığı nasıl anlaşılır?

Baş ağrısı tipi tek taraflı, yarım, zonklayıcı, hareketle birlikte artması gibi yukarıda da sıraladığımız belirtilerle beraber bunların günlük yaşamınızı devam etmeye alıkoyması durumunda migren tipi baş ağrısı olma ihtimali yüksektir. Bu ağrılar genelde 4-72 saat arası sürebilmektedir. Ancak migren tanısı klinik bir tanıdır. Bu tanının kesinleşmesi için hastanın nörolojik birtakım tetkikler yapması gerekmektedir

 

Kaynak:

https://www.nhs.uk/conditions/migraine/

guest

2 Yorum
Oldest
Newest
Inline Feedbacks
View all comments

Blog