Migren Hakkında Bilinmesi Gerekenler

  • Ataklar halinde baş ağrısı yaşanmasına Migren denir. Kişiden kişiye farklılık gösteren Migren kimi hastalarda yılda 2 kez olurken kimi hastalarda da ay içerisinde pek çok kez ortaya çıkar. Migren hastaları genellikle çok şiddetli şekilde ortaya çıkar.
  • Migreni diğer baş ağrılarından ayıran faktörler ise ağrıyla beraber ortaya çıkan kusma, bulantı, denge kaybı ve ışığa duyarlılıktır. Şiddetli baş ağrısıyla beraber bu etkenlere sahip olan kişiler günlük aktivitelerini yapmakta zorlanır. Dolayısıyla yaşam kalitelerinde ciddi anlamda düşüklükler meydana gelir.
  • Migren hastalığının en temel özelliği dayanılmaz baş ağrısı yaşanmasıdır. Bazı ataklar kişiyi hareketten keserek sırt üstü hareket etmeden yatağa bağlar. Bir diğer belirgin özellik ise ağrının başın belli bir kısmında görülmesidir. Zaman zaman baş ağrısı taraf değiştirse de başın bir yarısında görülürken diğer yarısında görülmez.
  • Şakak kısmında ortaya çıkan Migren ağrısı, göze ve göz çevresine de vurur. Genelde ense, kulak arkası ve alında belirgin olarak hissedilir. Baş ağrısıyla beraber depresif duygu bozumu, aşırı duyarlılık, hızlı duygu değişimleri, halsizlik, dikkat dağılması halleri de sıklıkla görülür. Bunlara ek olarak konuşma zorluğu, uyku isteği, karın ağrısı ve iştahsızlık da belirtiler arasındadır.
  • Migren ağrısı esnasında kişiler ışığa ve sese karşı çok fazla duyarlı oldukları için ağrının şiddeti daha da artabiliyor. Ağrı sırasında kokuya olan duyarlılıktan dolayı da hoş bir koku dahi ağrının dozunu yükseltebiliyor. Bu da mide bulantısı ve kusma durumunu ortaya çıkarıyor.
  • Bir diğer belirtilerden birisi ise aura olayının yaşanmasıdır. Aura, şiddetli baş ağrısından önce görülen birtakım nörolojik belirtilerdir. Bazı durumlarda görmeye bazı durumlarda da duyusal olarak yaşanabilir. Aura olayı şiddetli Migren ağrısının öncesinde olarak ağrının geleceğini haber verir. Kimi durumlarda ağrıdan sonra da ortaya çıktığı bilinmektedir. Ortalama 20 dakika süren bir durumdur.
  • Görsel aura da hastalar atak esnasında parıldayan ışık gördüklerini söyler. Duyusal aura da ise ellerde, ayaklarda, çenede, ağızda ve gözlerde uyuşma olarak meydana gelir.
  • Migrenin nedenleri arasında genetik faktörler önemli rol oynar. Aile üyelerinden birisinde migren varsa kişinin migrene yakalanma oranı %45’tir. Anne ve babası birlikte migren olan kişiler de ise bu oran %80’lere kadar çıkar. Bir diğer neden ise hormonal değişikliklerden kaynaklanır. Dolayısıyla kadınlar da görülme olasılığı daha yüksektir. Kadınlarda görülme oranı erkeklere göre 3 kat daha fazladır. Görülme sıklığına bağlı olarak ağrının şiddeti de artar. Regl döneminde olan kadınlar hormonal değişimler yaşadıkları için Migrenin şiddetinde artışlar olur. Bunun yanında regl sancılarının artmasında Migrenin de etkileri olduğu biliniyor.
  • Genellikle başın bir yarımında şiddetli şekilde hissedilen Migren, yoğun ve dayanılmaz ölçülerde yaşanabilir.
  • Migren belirtileri taşıyan kişilerin ilk süreçte uzman doktor tarafından şikayetleri dinlenir. Ardından klinik tanı konulur. Hastanın geçmiş hikayesi dinlenerek baş ve boyun muayenesi yapılır. Son aşamada ise hastaya özel olarak tedavi süreci planlanır. Migren tedavisinin başarılı sonuçlar verebilmesi için hastanın kas yapısının detaylı şekilde incelenmesi gerekir. Boyunda veya sırtta yaşanabilecek ufak bir kasılma ya da ağrı, enseden başlayıp tek taraflı şiddetli ağrıyı tetikleyebilir.
  • Hastanın uyku ve yeme düzeni, su tüketimi, stres düzeyi, mide ve bağırsak sisteminin tetkik edilmesi yapılacak tedavi için gereklidir. Nedeni ise fizyolojik rahatsızlıkların ağrıyı tetikleme olasılığıdır.
  • Masa başı çalışan pek çok kişi boyun ve sırt ağrısı çekmektedir. Bunlarla beraber gelişen baş ağrısı da Migrenle fazlaca karıştırılır. Migren hastalığı komplike bir rahatsızlık olduğu için nöroloji, beyin cerrahi, fizik tedavi ve psikiyatri gibi farklı bölümlerden multidisipliner bir çalışma gereklidir. Yapılan bilimsel araştırmalara göre hastaların %55’i hastalık tanısı konulduktan sonra psikolojik bozukluğa bağlı ağrılar yaşamaktadır. Diğer hastaların ise %3’ü uyku bozukluğu, %10’u stres bozukluğu, %12’si kas rahatsızlıkları gibi farklı faktörlere bağlı olarak ağrı hissetmektedir. Bu yüzden her hastaya ayrı ve özel olarak tedavi planı yapılır.
  • Migren tedavisi için doğru değerlendirme yapmak oldukça önemlidir. Bunun yolu da uzman hekim kontrolünde gerçekleşecek olan tedavidir.
  • Aurasız Migren ve auralı Migren olmak üzere iki yaygın çeşidi bulunur. Hastaların çoğunda aurasız Migren görülürken, küçük bir kısmında da auralı Migren görülür. Tedavinin doğru uygulanması adına Migren çeşidinin tespit edilmesi önemlidir.
  • Migren genellikle ömür boyu devam eden bir hastalık olarak bilinse de bu yanlış bir bilgidir. Doğru tanı ve tedavi yöntemi ile Migren ataklarından kurtulmak mümkündür.
  • Tanı konulduktan sonra ataklar kısa süreli ve çok şiddetli değil ise atakları durdurmaya yönelik kriz tedavisi uygulanır. Haftada birkaç atak yaşanıyorsa koruyucu yöntem planlanır. Bazı durumlarda Migrene neden olan uykusuzluk, açlık, stres gibi faktörlerin ortadan kaldırılmasıyla atakların da son bulması sağlanır.
  • Uzman hekim kontrolünde gerçekleşen ilaç kullanımın Migren tedavisinde önemli bir yer ettiği biliniyor. Günde bir kere sadece doktor gözetiminde alınan ilaçlar, hastalara yıllar boyu ağrısız bir yaşam sunabiliyor.
  • Migren tedavisinin etkili sonuç verebilmesi için günlük yaşam rutininin değiştirilmesi ve yeni bir rutin planlanması gereklidir. Migrene göre planlanan günlük rutinin hastalığın tedavisinde olumlu sonuçlar ortaya çıkmasına önemli katkıları vardır.
  • Düzenli egzersiz, bağımlılık yapıcı maddeler kullanmamak, uyku düzenini sağlamak, çok zayıf ya da çok kilolu olmamak, stresle başa çıkma yollarını öğrenmek tedavide ciddi faydalar sağlar.
  • Migren tedavisinde ilaç kullanımının çok büyük faydaları vardır. Uzman hekim tarafından verilen ilaçları hastaların yanından ayırmaması söylenir. Nedeni ise atak başlangıç belirtileri anlaşıldığında ilacı kullanmaktır. Atak başlamadan önce ilacın alınması atağın daha hafif seyretmesine yardımcı olur.
  • Yanlış ilaç kullanımına bağlı olarak haftada 3-4 kez ilaç almak, vücutta tolerans geliştirir. Bu durum ise Migren ağrısının nedeni olarak ortaya çıkar ve tedaviyi ciddi düzeyde zorlaştırır.
  • Son yıllarda botoksun Migren ağrılarını azalttığı ve ortadan kaldırdığı bilimsel çalışmalar ile ortaya çıktı. Özellikle kronik Migren tedavisinde botoks uygulamasının etkili olduğu kanıtlandı. Migren tedavisinde kullanılan botoksun uygulama alanları şakaklar, ense, boyun ve kulak arkasıdır. Deri altına enjekte edilen botolinum toksini ile gerçekleşir. Botoks uygulamasının etkileri 2-3 ay süreceğinden tedavinin geri kalan kısmının tamamlanması için tekrarlanması gerekir. Migren tedavisindeki botoks uygulamasını ise sağlık kuruluşlarındaki nöroloji uzmanı yapmaktadır.
  • Migren doğru tanı ve yöntem kullanılması halinde zamanla ortadan kalkan bir hastalıktır. Tetikleyici faktörleri kişiden kişiye göre değişeceği için herkese aynı tedavi yöntemi uygulanmaz. Hastaların alerjileri olan besinleri tüketmeleri sonucunda da ortaya çıkabilir.
  • Vücudu zorlamayacak hafif egzersizler yapmanın uzmanlar tarafından hastalığa iyi geldiği belirtiliyor. Egzersizler sayesinde atakların görülme sıklığı ve şiddeti azalırken tedaviye de olumlu katkılar sağlıyor.
  • Hastaların psikiyatri desteği almaları da önemlidir. Özellikle kronik Migreni bulunan hastalarda anksiyete bozuklukları ve depresyon belirtileri ciddi oranlarda yüksektir. Bu rahatsızlıklara sahip olmak Migrenin sıklığını ve şiddetini arttırır. Dolayısıyla psikiyatri destek ile depresyon ve anksiyete tedavisi yapılması önemlidir.
  • Migren belirtileri yaşayan kişilerde çevrenin Migrene göre yeniden düzenlenmesi de tedaviye olumlu etkiler sağlar.

Bu sayfada yer alan ifadeler bağlayıcı ve tedavi maksadıyla kullanılmaya uygun değildir. Sağlık sorununuzun tedavisi için kendinize en uygun tedavinin geliştirilmesi için sağlık kuruluşlarından ve uzman hekimlerden bilgi alınız.

Leave A Comment

Blog