Davranış Bozuklukları ile Seyreden Demanslar

İnsanlar hayatlarının her zamanını sağlıklı geçirmek istemektedirler. Ancak bu bazı durumlarda kendi ellerindeki nedenlerden bazı durumlardan dolayı da genetik nedenlerden dolayı mümkün olamamaktadır. Bireyler hayatlarını sağlıklı bir şekilde geçirmek isterler. Hem bedensel hem de psikolojik olarak sağlıklı olmak önemlidir. Sağlıklı olmanın koşullarından biri de sağlıklı ilişkilerdir.

Bireylerin yaşadığı toplumda uyumlu ve sağlıklı ilişkiler kurması gerekir. Bireylerin birbiriyle ve çevresiyle dengeli ilişkiler kurabilmesinin yolu ise aldığı eğitim ile mümkün olmaktadır. Doğru bier eğitim almak olumlu çevre koşulları ve dengeli aile tutumları gelişimin sağlıklı bir şekilde tamamlanmasında önemli bir yer tutmaktadır. Doğuştan gelen bazı genetik problemler mevcut değilse gelişim evrelerinin getirdiği her türlü sorun, kendi doğal gelişim süreci içinde çocuğun sosyalleşmesiyle birlikte zaman geçtikçe kendiliğinden ortadan kaybolmaktadır. Ancak bazı durumlardan pek çok etkenden kaynaklı olabilen duygusal ve davranışsal bozukluklar ortaya çıkar. Bu bozukluklar kişinin tepkisel davranışlarıyla alakalı olabilmektedir. İşte bu olumsuz tepkiler “davranış bozuklukları” şeklinde tanımlanır ve dikkatli olunmazsa kalıcı birtakım sorunlara yol açabilir.

Birçok rahatsızlıkta olduğu gibi davranış bozukluklarında da bir tek nedenden söz etmek mümkün değildir. Genetik faktörlerin çevresel etmenlerle etkileşimi, rahatsızlığın meydana gelmesinde önemli bir yer tutmaktadır.  Davranış bozukluğu olan kişiler sosyal etkileşimlerde dürtüsel tepkiler gösterebilirler, genellikle diğer kişilerin kendisine düşman olduğunu düşünmektedirler. Bu yüzden pek çok demans türü davranış bozukluklarını da kendisinde barındırır. Burada demansın ne olduğunu ve hangi belirtilerle kendisini gösterdiğini bilmek oldukça önemlidir. 

Demans; öğrenme, bellek, oryantasyon ve kişilik gibi insanın günlük hayattaki aktivitelerinde bozulmayı beraberinde getiren, sosyal ve iş hayatını etkileyen sinir sisteminde meydana gelen bir hastalık türüdür. Hastalık ilk başlarda kişinin fark edemeyeceği şekilde başlamakla birlikte sonralarında hızla ilerleyen bir süreci beraberinde getirmektedir. Demanslı bireylerde hafıza ve kişinin hayatını devam ettirmesini sağlayan becerilerde bozulma, duygu kontrolü ve çevreye olan ilginin azalması gibi temel özellikler görülür, düşünce içeriği azalmaya başlar ve kişilik değişiklikleri de ortaya çıkabilmektedir. Demansa yol açan nedenler; alzheimer hastalığı, beyin damar tıkanıklıkları, beyin enfeksiyonları, vitamin eksiklikleri, aşırı alkol kullanımı, beyin tümörleri, bazı ilaçlar, depresyon, çeşitli metabolik ve sistemik hastalıklar gibi nedenlerdir. Beyinde ortaya çıkan sorunlar davranış problemlerini de beraberinde getirebilmektedir.

Davranış bozuklukları hemen hemen tüm demans vakalarında görülme ihtimali yüksek bir problemdir. Ancak özellikle klinik olarak Frontotemporal Demans hastalarında davranışsal belirtiler daha belirgin olarak ortaya çıkmaktadır. Davranış ve dil ile ilgili işlevsel bozuklukları nedeniyle gelişen bir grup belirtiden oluşan bir hastalıktır. Bu yüzden insan hayatını daha çok etkilemekte ve bu da insanın günlük yaşamını daha zor bir hale getirmektedir.

Frontotemporal demans, Davranış ve kişilik bozuklukları ile daha çok lisan bozukluğu ve bunları izleyerek daha sonra gelişen bellek bozukluğu ile ortaya çıkan bir beyin hastalığıdır. Dil sorunları ve davranışsal sorunların ön planda olduğu iki alt tipi bulunmaktadır. İsmi, beynin frontal ve temporal loblarının hastalığa daha duyarlı olmasından gelmektedir. Tüm demans vakalarının yüzde 15 ine kadar olan bir kısmını meydana getirebilmektedir. Soyut düşünme ve dikkat kaybolur ve tepki tepkileri dağınıktır. Yönelim korunmuştur, ancak bilginin çoğaltılması zayıflatılabilir. Lokomotor becerileri genellikle devam ettirilebilir düzeyde olsa da görev sırası ile ilgili problemler ortaya çıkabilmektedir.

 

Kaynakça:

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3181717/

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments

Blog