Parkinson Hastalığının Evreleri

Parkinson hastalığı en çok kronik hareket bozukluğu şeklinde tanımlanmaktadır. Parkinson hastalığı dopamin üretimi ile görevli beyin hücrelerinde meydana gelen kayıp sonucu oluşan motor sistemi hastalıkları grubuna ait bir sağlık problemi olarak karşımıza çıkmaktadır.

İlk başlarda hissedilmesi çok zor olmakla birlikte basamak basamak ilerleyen ve her aşamada daha kötü bir etki bırakan bir rahatsızlık olarak karşımıza çıkar.  Hastalık el, çene, bacak, yüz ve kol titremesi ile başlamakla birlikte daha sonraları kişinin hayatını büyük ölçüde olumsuz etkileyebilecek olan yürüme ve konuşma problemlerini de beraberinde getirir.

Hasta ilerleyen zamanlarda kendi ihtiyaçlarını karşılayamayacak duruma geldiğinde bakım ve tedaviye ihtiyaç duyar. Bu yüzden süreç ne kadar iyi yönetilirse hastalığın ilerlemesi de o kadar gecikebilir. 

Parkinson Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Hastalık yavaşça ilerleyen bir rahatsızlık olduğundan dolayı hissedilmesi çok uzun zaman alabilmektedir. Vücutta titremenin ortaya çıkmasıyla kendini göstermeye başlar. Ancak bu titremenin hangi rahatsızlıktan kaynaklandığını anlamak ilk bakışta mümkün olmamaktadır.

Sonraki aşamalarda kişi normal hayatında kolaylıkla yaptığı işleri bile yaparken zorlanma yaşamakta ve günlük hayatında aksamalar meydana gelmektedir. Bu durumla karşılaşıldığında hastalar doktora gitmek istemektedirler. Doktora gittiğinde vücuttaki bu yavaşlamanın nedeni kaslardaki gerginlikten kaynaklanır. Kişi vücudunun rahatlatamaz bir duruma gelebilir. 

Parkinson hastalığında beyninizde önemli bir kimyasal madde olan dopamin üretimi durduğundan dolayı pek çok aksaklık meydana gelmektedir.

Dopamin vücudumuzda hareket sistemimize yardımcı olan bir yapıya sahiptir. Kişi bu maddenin yerini dolduracak bir madde aldığı zaman eskiye nazaran vücudunda bir düzelme görülebilmektedir.

Hastalığın en genel belirtilerini istirahat titremesi, koku duyusunda kayıp, uyku sorunu, hareket etmede veya yürümede zorluk, baş dönmesi ve bayılma, kamburlaşma şeklinde sıralayabiliriz.

Parkinson Hastalığının Evreleri

Parkinson hastalığının evreleri 5 şekilde sıralanmaktadır. Bu evreler hastalığın ilerleme derecesine göre farklı isimlerle anılmakta ve her evrede görülen belirtiler birbirinden farklılık gösterebilmektedir. 

Hastalığın evreleri birbirleri ile bağlantılı olabilmektedir. Bazı kişilerde bu evrelere geçiş süresi uzun olmakla birlikte bazı kimselerde daha kıs sürede diğer evreye geçildiği görülmektedir. Bu evreleri beş başlıkta inceleyebiliriz.

  • 1. Evre: Bu evrede hastanın günlük yaşamını etkileyen bir hal almamaktadır. Titreme veya diğer şikayetlerin yanında yürümede ya da yüz ifadelerinde farklılıklar ortaya çıkabilmektedir. Problemler genel olarak vücudun tek tarafında görüldüğünden hastanın günlük yaşamı etkilenmez.
  • 2. Evre: Birinci evreye göre daha ağır belirtilerinin bulunduğunu söylemek mümkündür. Şikayetlerin biraz daha arttığı bir evre olarak karşımıza çıkar. Hasta artık günlük yaşamını idare etmekte zorlanır hale gelebilmektedir.  Titremeler artmış, kas katılığı ve hareketlerde yavaşlamalar daha belirgin şekilde görülmeye başlamıştır.
  • 3. Evre: Orta evre olarak değerlendirilen evrelerden biridir. Hareketlerde yavaşlamalar, denge kaybı ve düşmeler gözlenmeye devam eder. Hasta bağımsız olarak günlük yaşamını devam ettirebilse de giyinme, yemek yeme gibi aktivitelerde yani günlük yaşamını devam ettirecek işleri yapmada zorluklar yaşamaya devam eder.
  • 4. Evre: Şikayetler oldukça arttığı ve hastanın başkalarının yardımıyla günlük aktiviteleri yapmaya başladığı evrelerden biridir. Yürürken yardımcı araçlar kullanmak durumunda kalır. Hasta bu evrede artık tek başına yaşayamayacak duruma gelmiştir. Bakıma ve yardıma ihtiyacı vardır.
  • 5. Evre: Hastalık oldukça ilerlediği ve son evrede bulunduğu zaman dilimidir. Hasta tek başına günlük yaşamını artık devam ettiremez ve kaslarda meydana gelen durum onun hareket etmesinin de zor bir hale getirmiştir. Hayatının yatağa bağımlı ya da sandalyede geçirmek zorunda kalır. Halüsinasyonların eşlik ettiği psikiyatrik yakınmaların daha fazla görüldüğü bir dönemdir

Parkinson Hastalığının Tedavisi

Parkinson hastalığının tedavisinin amacı hastayı aktif, bağımsız, kendi başına işini yapabilen hale gelmesine yardımcı olmaktır. Tedavi sonucu hastanın eski haline dönmesi mümkün olmamakla birlikte yine de hastalığın belirtilerinin hafiflemesi ve hastanın günlük yaşamına devam edebilmesi açısından bu durum önemlidir.

Hastalık için kullanılan ilaçlar genellikle kişinin dopamin eksikliğinin kapanmasına yardımcı olabilen ilaçlardır. İlaçlar kişilerde yan etki ortaya çıkarabildiğinden dolayı bu yan etkileri azaltmak büyük bir önem taşımaktadır. Bunun yanında konuşma bozukluğu, donuk yüz ifadesi, yazma bozukluğu, terleme gibi sorunlar da bu süreçte en aza indirilebilmektedir.

Tedavide bir diğer önemli nokta psikolojik olarak hastanın kaybettiklerini tekrar hastanın kazanmasına yardımcı olmaktır. Çünkü her hastalık bir psikolojik savaştır. Kişi ne kadar olumlu olur ve sevdikleriyle zaman geçirirse hastalığın ilerlemesi de o oranda daha yavaş bir hale gelir ve bu şekilde kişi daha hızlı bir şekilde kendini toplamaya başlar.

Dengeli beslenme sağlık açısından önemli bir noktada yer alır. Kişi vücudunu vitaminle desteklerse hastalık iyileşmese de olumsuz etkiler yavaşça ortadan kaldırılabilir.

Hastanın yaşına, hastalığın hangi döneminde olduğuna, hastada görülen belirtiye göre uygulanacak tedavide farklılık gösterir. Her insanın vücudu aynı değildir. Bu da her insanın ilaca vereceği tepkiyi de farklılaştırmaktadır. 

Kaynakça:

https://www.parkinson.org/understanding-parkinsons/what-is-parkinsons/stages

Leave A Comment

Blog