Parkinson Hastalığından Kurtulanlar Var mı?

Parkinson hastalığı insanların aşina olduğu hastalık türlerinden biridir. Genellikle vücutta titreme olarak bilinen bir hastalık türüdür. Özellikle el ve ayaklarda derecesine göre titreme olanağı artar.

Hastalık ilk olarak 1800’lü senelerde ortaya çıkmıştır. Hastalık genel olarak o dönemde titreme felci olarak belirtilmiştir. 39 ile 71 yaş aralığında en yaygın şekilde gözlenir. Genellikle ileri yaşlarda hastalık etkisi artar.

Parkinson hastalığı insanın beyin kısmı ile alakalıdır. Kişilerin beyin kısmında dopamin salgılanır. Bu hormon halk arasında mutluluk hormonu veya mutluluk yaratan hormon olarakta bilinir. Ancak fazla veya az üretilmesi insanda çeşitli hastalıklara yol açar.

Bu hormon insanın hareketlerini kontrol ederken davranışlarına etki sağlar. Bu nedenle az üretimi sonucunda parkinson hastalığı ortaya çıkar. Düzensiz şekilde titreme ve ritimsiz istemsiz hareketler başlar. Kişi bu hastalık karşısında süreci iyi yönetmelidir.

Parkinson hastalığının tedavi türleri henüz geliştirilmekte olduğundan, bu tedavilerin yaygın deneyimlerinin sonuçları ciddi bir veri kaynağı haline gelmiş değildir. Ancak “Parkinson hastalığından kurtulan var mı?” sorusuna,  bazı tedavilerin yaşam evresini ciddi şekilde uzatabildiği yönünde cevap verilebilir.

Mevcut tıbbi tedaviler, tıbbi müdahale araçları ve cerrahi ile beyne bağlanan bazı cihazlar, tedavide önemli sonuçların elde edilmesini sağlamış durumdadır. Özellikle erken yaşta Parkinson olanların, yaşamlarını daha konforlu sürdürebilmeleri mümkün olurken, bazı hastaların hasta olmayan birisinin yaşam süresi kadar yaşabildiği de görülmüştür.

Parkinson Hastalık Belirtileri Nelerdir?

Parkinson hastalığının belirtileri merak konularından biridir. Hastalık genel olarak bazı hareketlerin aksaklığı ile ortaya çıkar. Vücudumuzun bazı hareketleri yaparken zorlanması ilk bulgular arasında yer alır.

Konuşmada sorunlar ve mimiklerde aksaklık oluşması da parkinson belirtileri arasında yerini alır. Eklem sorunları ve titremelerin artması da parkinson hastalığını etkileyen durumlardan biridir. Ayrıca vücudun hareketlerinde yavaşlık durumları da görülebilir. Bütün bu aksaklıklar parkinson belirtileri olabilir.

Bu gibi belirtilerde hastaneye giderek bu konuda yardım almak doğru seçenek olacaktır. Aksi halde süreç daha fazla sorun yaratacak hale gelebilir. Hastalık ile ilgili ilerleyen dönemlerde konuşma zorluğu da görülebilir. Bu nedenle pratik yaparak önlemek mümkündür.

Elde cisimleri saklamadan tutamaz ve içi dolu bardağı taşıyamaz hale gelme gibi problemlerde gözlenebilir. Bütün bu etkiler belirti türleri olarak karşımıza çıkar. Gerekli destek alınarak erken teşhis konulmalıdır.

Parkinson Hastalığının Risk Etkenleri Nelerdir?

Parkinson hastalığı belirli şartlarda daha etkili rol oynar. Bu faktörler insanlar tarafından merak edilen konular arasında yerini alır. İleri yaşlarda hastalığın büyümesi ve ilerlemesi daha etkilidir.

İlk faktör arasında yaş gelir. İkinci faktör ise beyaz ten ve ırk olayıdır. Siyahilerde hastalık pek görülmez. Beyaz ırka sahip insanlarda daha fazla görülür. Kadınlara nazaran erkek cinsiyetlerde daha yaygın görüldüğü de tespitler arasındaki faktörlerden biridir. Ayrıca çeşitli kimyasal ve tarımsal ilaçlara maruz kalmakta hastalığı tetikleyebilir.

Aşırı kilo ve obezite hastalarında da parkinson olasılığı daha yüksektir. Hastalıkta genetik faktörlerde etkili olup başka aile bireyinde var ise risk artar. Yüksek oranda demire ve magnezyuma maruz kalmakta hastalığı tetikleyen durumlar arasında gösterilebilir.

Uzun seneler sigara ve alkol tüketimi de parkinson hastalığını etkileyen durumlardan biridir. Çok fazla kafein kullanmak, stresli süreçler ve aşırı fiziksel aktivitelerin yansıması da diğer faktörlerden biridir.

Parkinson Hastalık Tedavisi

Parkinson hastaları tedavi sürecini merak ederler. Parkinson beyinsel ve hormon azlığı ile alakalı olduğu için tedaviye açık bir hastalıktır. Hastalık sürekli hekim tarafından gözlenerek kontrol altına alınmalıdır. Doktor ile aralıksız kontak kurmak tedavi için önemlidir.

Hastalık ile nöroloji bölümü ilgilenir. Bu nedenle nöroloji uzmanı seçilerek destek alınır. Her hastalıkta olduğu gibi erken tedaviye başlamak parkinson içinde büyük önem teşkil eder. Hastalığın etkisi ve evrelere göre tedavi süreci şekillendirilir. Buna göre plan program yapmak daha doğru bir hareket olacaktır.

Hastada dopamin az salgıladığı için ilaç tedavisi ile dopamin artışı sağlanmak amaçlanır. Bu sayede oluşacak sorunlar önlenmeye çalışılır. Yakın zamanda uygulanan ve denenen bir tedavi yöntemi beyin pilidir. Beyine yakın bölgelere veya göğüs bölgelerine pil yerleştirilir. Bu uyarılar sayesinde hastalarda tedavi süreci yapılır

Yapılan deneyler ve araştırmalar sonucunda hastalığın bu piller sayesinde geçtiği veya minimuma indiği görülür. Bu nedenle verimli bir tedavi yöntemidir. Fakat bu yöntem henüz gelişme aşamasında olduğu için herkeste ve her hastanede uygulanmaz.

Hastalık sırasında çeşitli fizyoterapist tedavileri de uygulanır. Değişik hareketler ve egzersizler sayesinde parkinson hastalığını önlemek mümkündür. Ayrıca pratikler ve çeşitli hayat düzeni sağlanmalıdır.

Beslenme çeşitli düzen sağlandığı taktirde hastalık etkileri azalır. Bütün bu tedavi aşamalarına bakılarak parkinson hastalığından kurtulmak veya azaltmak mümkündür. Dolayısıyla kurtulan insanlar vardır.

Leave A Comment

Blog