Alzheimer Hastası Oy Kullanabilir mi?

Alzheimer hastalarının hayatın bir çok alanında soyutlandığını biliyoruz. Bunun mecburiyetlerden ziyade, hastalığın seyri nedeniyle ortaya çıktığını da biliyoruz. Pekiyi Alzheimer hastaları oy kullanabilir mi? Alzheimer olan hastaların seçme ve seçilme hakları var mıdır? Seçmen olarak listelerde bu kişiler yer alabilir mi?

Alzheimer ve Demans Bakımından Seçmek Olmak

Alzheimer, farklı seviyeleri olan ve başlangıç seviyelerinde muhakeme yeteneğini ciddi şekilde etkilemeyen bir sağlık sorunudur. Demans ise unutkanlık ve benzeri sorunların ötesinde daha az muhakeme yeteneğinin kaybedilmesine yol açar.

İleri seviyede demans durumu söz konusu olmadıkça, bu kişilerin en azından seçmek olmaları noktasında herhangi bir engel söz konusu olmayabilir. Ancak demans hastalığına sahip kişinin, kendi hayatını kendi kendine devam ettiremeyeceğine dair bir kurul raporu söz konusu olursa, hastanın kısıtlı seçmek durumuna gelmesi gerekli olabilir.

Kısıtlı Seçmen Nedir?

Seçme ve seçilme hakkı, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına verilmiş, anayasal bir haktır. Bu hakkı seçme bakımından 18 yaşından itibaren herkes, seçilme bakımından ise bazı görevler için 18 veya daha üstüne herkes kullanabilir. Seçilme hakkı, seçme hakkına göre daha kolay kısıtlanabilen bir durumdur.

Görevin ifasını etkileyen fizyolojik sorunları olanlar, yine buna engel olarak mental sorunları olanlar ve seçilme hakkını kısıtlayan cezalar alanların seçilme hakları sınırlandırılabilir.

Seçme hakkı, kısıtlanması oldukça zor bir haktır ve ağır yaptırımlar yok ise yada kişinin mental kabiliyetlerinin yok veya yetersiz olduğuna karar verilmemişse seçme hakkı kısıtlanamaz.

Kısıtlı seçmek, bu bağlamda yasalarda tanımlanmış bir hak kısıtlaması durumudur. Sağlık sorunları dışında oy kullanma hakkını engelleyen, yani kişiyi kısıtlı seçmen konumuna getiren durumlar;

  • Vatani görevini yapıyor olmak.
  • Askeri Öğrenci olmak.
  • Ceza infaz kurumlarında tutuklu bulunmak. Ancak ceza infaz kurumlarında bulunanlardan “taksir” ile suç işlemiş olanların seçme hakkı kısıtlanmaz.
  • Akli melaikelerinin yetersiz olması veya kişinin mental bakımdan kendine yetemez, yani bakıma muhtaç durumda olmasıdır. 

Buradaki tanım özenle incelenmelidir. Zira burada engelli bireylerin oy kullanamaz olduğuna dair bir ifade yoktur. Fiziksel engeli bulunanların seçme ve seçilme hakkı hiçbir şekilde düşmez. Burada bahsedilen, mental yeterlilikler durumudur.

Örneğin; cezai ehliyetleri olmayan akıl hastaları, beyin fonksiyonları hayatını idame ettirme noktasında zafiyet durumunda olan hastalar ve yaşlılık nedeniyle bunama ve Alzheimer hastalıkları çok ilerlemiş hastaların, seçilme hakları kısıtlanabilir.

Bunun mümkün olabilmesi için, hastanın cezai ehliyeti iptal edilmeli ve heyet raporu ile kendi kendine yetemez derecede akli fonksiyonlarının yetersiz olduğu rapora bağlanmış olmalıdır.

Alzheimer Hastaları Kısıtlı Seçmen midir?

Tüm Alzheimer teşhisi almış hastaların kısıtlı seçmek oldukları elbette söylenemez. Erken evrede Alzheimer muhakeme yetilerini etkilemez ve kişinin bilinçli bir şekilde oy kullanması mümkün olabilir. Ancak ileri safhada ve rapor alınmış olması koşulu ile Alzheimer hastalarının seçme hakları kısıtlanabilir.

Bu durum kesin ve genel olarak tüm hastalar için geçerli olmayıp, belirttiğimiz gibi; hastalığın seyri doğrultusunda kurulun vereceği rapora istinaden bir yargıda bulunabilmek mümkündür.

Seçme Hakkı Nasıl Düşer?

Bir kişinin seçme hakkı, yalnızca yargı kararı ile düşürülebilir. Kişinin bakıma muhtaç olduğu veya cezai ehliyetinin olmadığı gibi kararların verilebilmesi için, hekim ve hekimlerden oluşan kurulun raporu gereklidir ki, mahkeme kişinin vatandaşlık haklarını ancak bu şekilde kısıtlayabilir. 

Bir hastanın seçme hakkının kısıtlanması için, kendi hayatını kendi kendine idame ettiremeyeceğine, dolayısıyla vesayet altına alınmasına karar verilmesi gerekir. Alzheimer hastalarının bakımı ile sorumlu, mahkemece atanan kişilere vasi denir. Vasi atanan kişilerin hakları, 18 yaşın altındaki kişilerle yaklaşık aynıdır.

Vesayet altındaki kişilerin, seçme ve seçilme haklarının yanı sıra; banka hesabı açabilme hakları dahi yoktur. İmza yetkisi olmayan bu bireylerin, vasileri tarafından haklarında karar verilmesi durumu söz konusudur.

Vasi atanan kişilerin, akli melaikelerinin yetersiz olduğu yargısına varılmış olması sebebiyle, bu kişilerin oy vermek için yeterli muhakeme kabiliyetlerinin de olmadığı kabul edilir. Bu durumda bu hastaların, seçme hakları doğal olarak düşecektir. 

Seçme Hakkı Düşen Hasta Yeniden Bu Hakka Sahip Olabilir mi?

Bilinen yöntemler ışığında, bir Alzheimer hastasının vasi atanması durumundan tamamen iyileşme durumuna geçmesi beklenen bir durum değildir. Ancak teorik olarak bir hastanın tamamen iyileşip, bunu kurula ispat etmesi halinde, vesayet yine mahkemece kaldırılıp, kişinin seçme ve seçilme hakkı iade edilebilir.

Demans Hastalarına Vasi Atanır mı?

Elbette. Alzheimer ve Demans, ilerleme itibariyle birbirine çok benzer sağlık sorunlarıdır. Çok ilerlemiş Demans ile Alzheimer aynı sınıfta değerlendirilir ve hatta kimi zaman Demans hastalarına, Alzheimer raporu dahi verilir.

Demans hastalarının kendi kendilerine yetemeyecekleri kurul tarafından tespit edilir ise bu hastalar da, Alzheimer hastalarında olduğu gibi kısıtlanabilir ve bu kişilere de vasi atanabilir. Kanunda vesayet, özel olarak Alzheimer ismi ile tanımlanmamış, kendi kendine yetecek akıl sağlığına sahip olma durumu ifade edilmiştir.

Kaynakça:

https://www.alzheimers.org.uk/blog/can-people-with-dementia-vote

Leave A Comment

Blog