Alzheimer Hastalığından Kurtulanlar Var Mı? 

Alzheimer, belli bir yaşın üzerinde bireylerde görülmesi beklenen bir hastalık odluğundan, maalesef bu hastalığa yakalananların geri dönüşsüz biçimde ölüm nedeni olmaktadır. Tabii buradan çıkarılacak sonuç; Alzheimer’in kısa zamanda ölüme yol açtığı olmamalıdır. Zamanında teşhis ve uygun tedavi ile 20 yıla varan sürelerde, büyük ölçüde konforlu bir yaşam sürme olasılığı da oldukça yüksektir.

Alzheimer hastalığı dünyada 7.ölüm nedeni olarak gözlemlenmiştir. Türkiye’de 600 binin üzerinde dünyada ise 50 milyonun üzerinde Alzheimer hastası bulunmaktadır. Her yıl bu sayıya 9,9 milyon insan eklenmektedir. Düşük ve orta gelirli ülkelerde hastalığın görülme sıklığı gelişmiş ülkelere göre daha hızlıdır. Alzheimer hastasının zihinsel işlevlerinin günlük yaşamsal aktivitelerini yavaş yavaş bozarak kişiyi hastalığa sürüklediği gözlemlenmiştir.

Hastalık nasıl ilerler?

Hastalığın erken-orta-ileri olmak üzere 3 evresi bulunmaktadır. Unutkanlığa neden olan vitamin eksikliği, dikkat eksikliği, tiroid hormonu yetersizliği, depresyon, kronik karaciğer hastalığı, ağır diyetlerin ilerleyen yaşlarda Alzheimer riskini arttırdığı bulgularına rastlanılmıştır. Belli bir yaşın üzerinde, unutkanlığın biraz daha artması bir Alzheimer belirtisi olarak kabul edilebilir. Burada bahsedilen kapsam, basit unutkanlıklar değil, ciddi düzeyde gerçek dünya ile ilişkinin koptuğu durumlar olarak tanımlanabilir. Hasta bu ataklar esnasında, yakınlarını unutabilir ve hatta zaman ve mekan kavramlarından kopabilir.

Birinci derece aile yakınlardan bir kişide Alzheimer varsa, hastalığın görülme riskinin 2,5 kat arttığını belirtilmiştir. Eğer birinci derece yakınlardan 2 kişide Alzheimer varsa, hastalığın görülme riskinin 7-8 kat arttığı da söz konusudur. Alzheimer riskini artıran faktörler, ileri yaş, genetik, hipertansiyon, diyabet, yüksek kolesterol, obezite, kafa travması, kadın cinsiyet, erken menopoz, uzun süreli depresyon, bazı toksik maddelere maruz kalma, aşırı alkol veya madde kullanımıdır. 

Alzheimer riskini azaltan faktörler ise eğitim, sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, stresten uzak olma, sosyalleşme, mesleğiniz dışında uğraşlar, düzenli uyku gibi aktiviteler hastalık riskini azaltır. Alzheimer kaynaklı ölümlerdeyse son 4 yılda dikkat çekici bir artış vardır. Bu oran iki kat olarak hesaplanmıştır. 2011’de Alzheimer’dan hayatını kaybeden yaşlı sayısı 6 bin civarındayken 2015’te bu oran 12 bine dayanmış durumda.  Bu sayısının gelecek yıllarda çok daha fazla olması beklenirken, hastalığın tedavisine yönelik bilimsel araştırmalar da hızla gerçekleşmeye devam ediyor.

Alzheimer ciddi bir sağlık sorunudur

Uzmanlara göre, Alzheimer, artık ciddi bir toplum sağlığı sorunu haline gelmiş durumdadır. Yaşlı nüfusun artışıyla, tüm bunama/demans hastalıklarında artış kaçınılmaz bir hal almaktadır. Dolayısıyla bu tür teşhisleri de taşıyarak ölen yaşlılarımızda da artış gözlemlemek kaçınılmazdır. Alzheimer hastalığının ömrü kısaltıcı etkisi bulunsa da ölümcül ya da öldürücü bir hastalık değildir. Ancak Alzheimer hastalığı giderek büyük bir toplum sağlığı sorunu haline gelen bir hastalık türü olma yolunda ilerlemektedir. 

Alzheimer hastalığının düşük ve orta gelirli ülkelerde daha sık görülmesinin sebebi, yaşam koşullarının kişiler üzerindeki olumsuz etkileridir. Yorucu, stresli, sağlıksız beslenme ile geçen günler, sürekli çalışmaktan spora ve sosyalleşmeye vakit ayıramamak, depresyona sürükleyici etkenlere fazlaca maruz kalmak gibi sebeplerden dolayı kişiyi hastalığa iterek yavaş yavaş beyin fonksiyonlarının zarar görmesini sağlar ve yaşam kalitesi git gide düşer. Tedavi yönteminin tam olarak bulunamaması sebebiyle, hastalar kendi hayat şartlarını değiştirerek daha sağlıklı, depresyondan uzak koşullarda hayatlarına devam etmelidirler. Öldürücü riski düşük olsa da ileri seviye Alzheimer hastalığının tedavisi bulunamadığından dolayı bu hastalıktan ölen kişi sayısında artış gözlenmeye devam edilmektedir. Alzheimer hastalığında kullanılan ilaçların yanı sıra yaşam kalitesini artıracak aktiviteler gerçekleşirse iyileşme hızlanır, hastalığın ilerlemesi yavaşlatılır ve ölüm riski en aza indirilerek ölüm oranlarında düşüş yaşanması sağlanabilir.

 

Kaynak:

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/12433264/

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments

Blog