Tedavi Edilebilir Demans (Normal Basınçlı Hidrosefali)

Demans hastalığı, öğrenme, bellek, oryantasyon ve kişilik gibi insanın günlük hayattaki aktivitelerinde bozulmayı beraberinde getiren, sosyal ve iş hayatını etkileyen sinir sisteminde meydana gelen bir hastalık türüdür. İlaçlar ile tedavi edilememektedir.

Demans hastalığı bunama şeklinde kendini göstermektedir. Bu hastalık hafıza, muhakeme, idrak, soyut düşünce, aritmetik yeterlilik gibi becerilerin eskisine oranla kaybedilmesiyle ortaya çıkan bir rahatsızlıklar ortaya çıkarmaktadır.

Normal basınçlı hidrosefalide yani tedavi edilebilir demansta ise beyin içerisinde var olan boşluklar çocukluk dönemindeki gibi bir yapıya sahip değildir. Su beyine doğru sızmakta ve beyin işlevlerini kaybetmeye başlamaktadır. İnsanların yaşam süresinin artmasıyla birlikte normal basınçlı hidrosefalinin görülme olasılığı daha da artar.

Tedavi edilebilir demans hastalığında yürüme bozukluğu, idrar kaçırma ve hafıza kaybı görülür. Olağandışı bir şekilde unutkanlıkta bu hastalıkta yaşanabilmektedir. Tedavi edilebilir demans denilen normal basınçlı hisrosefali, tedavisi mümkün olan hastalık gruplarında yer almaktadır.

Normal Basınçlı Hidrosefali Belirtileri

Tedavi edilebilir demans (Normal basınçlı hidrosefali) hastalığı yürüyüş bozuklukları, idrar kaçırma problemleri, akıl hastalıkları şeklinde kendini gösterir. Bu üç belirti hidrosefali çeşidi olan normal basınçlı hidrosefali belirtilerinin tipik belirtilerini oluşturmaktadır.

Normal basınçlı hidrosefalinin erken belirtilerini kafatasında meydana gelen geniş boşluklar, kusma, gözlerin aşağı yönde bakması, sinirlilik, uyuklama gibi belirtiler oluşturmaktadır.

Daha büyük yaştaki çocuklarda görülen belirtiler, beslenmede zorluk, kısa ve tiz bir şekilde ağlama, kas spazm problemleri, sınırlı hareket şeklindedir. Kişide düşünme muhakeme yeteneğinde meydana gelen değişiklikler, şaşılık, idrar kaçırma, gelişim yavaşlığı da demansın belirtilerindendir.

Hastalık magnetik rezonans görüntülemeler ile hidrosefali teşhis edilmektedir. Ancak yaşlılarda çekilmiş olan MR görüntülemeleri kesin tanıda tam teşhis için yeterli olmamaktadır.

MR bulguları ve klinik belirtileri ile normal basınçlı hidrosefali hastaların belinden bir miktar beyin omurilik sıvısı boşaltılmaktadır. Böylelikle kişinin şikâyetlerinde herhangi bir düzelme söz konusu ise kesin bir tanı konmuş olur. Hatalığın teşhisinde kullanılan pek çok yöntem bulunmaktadır.

Bu hastalığın tedavisinde şant yöntemi uygulanmaktadır. Tedavi beyin omurilik suyunu boşaltma işlemine dayanır. Bu işlem şant denilen kalıcı kateter sistemiyle yapılmaktadır.

Şant, beyin ya da omurilikteki beyin omurilik sıvısı dolu karıncığa yerleştirilerek sıvının diğer vücut boşluklarına aktarılması sağlanır. Sistem cilt altında kalır ve dışardan görülmemektedir. Hastalar çok hızlı bir şekilde evlerine geri dönebilmektedir.

Ancak bulguların tamamının düzelmesi kişiden kişiye farklılık göstermektedir. Hasta, kısa sürede eski sağlığına kavuşmaktadır. Şant operasyonlarının komplikasyonları %10’dan daha az seviyededir. Yapılan işlemlerin belden yapılması ile şanta bağlı beyin kanamaları ve beyin hasar problemleri riskleri önlenmiş olmaktadır.

Normal Basınçlı Hidrosefali Nasıl Oluşur?

Yaşa bağlı olarak beyin küçülmekte ve değişmeye başlamaktadır. Beynin küçülmesi ile kafatasının içerisinde oluşturmuş olduğu boşlukları Beyin omurilik sıvısı doldurmaktadır. Bu su, kafa içi basınca neden olmamaktadır. Dolayısı ile kafa içi basıncın fazla artış göstermemesi nedeninden dolayı normal basınçlı hidrosefali meydana gelmektedir.

Normal basınçlı hidrosefali oluşum sebepleri operasyonlar esnasında görülen kanamalar, beyinde oluşan enfeksiyonlar, beyin-damar problemleri, kafa travmaları ve daha önceden geçirilmiş beyin kanamaları gibi sebeplerden dolayı oluşmaktadır. Önemli olan hastalığa yakalanmadan önce tedbir almak ve hastalığın olası etkilerine karşı kendini hazırlamaktır.

Tedavi edilebilir bir hastalık olduğundan dolayı ne kadar erken tanı konulup tedavi edilirse kişinin iyileşme ihtimali de o oranda artış göstermektedir.

Kaynakça:

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC2674287/

Leave A Comment

Blog