Alzheimer ve Şizofreni Arasındaki Farklar

Alzheimer hastalığı her ne kadar yaşa bağlı ve yaşlılık hastalığı gibi görünse de aslında herkeste olabilecek bir hastalıklardan biridir. Bilişsel yeteneklerin yıkımına yol açan bir beyin hastalığı olarak karşımıza çıkmaktadır. Alzheimer ilk zamanlarda sadece küçük olayları unutmayla başlayarak daha sonra daha büyük olayları hatırlamamaya kadar ilerleyen bir süreçtir. Alzheimer hastalığı olan kişilerde ise bu durum kalıcı olabilmektedir. Birey hastalığı ilerledikçe yaşamını kendi başına ilerletemez hale gelmekte ancak bir kişinin yardımı ile hayatını devam ettirebilmektedir.
Şizofreni ise bireylerin gerçekliği anormal olarak yorumladıkları ve gerçek ile gerçek dışını birbirinden ayıramadıkları ciddi bir zihinsel bozukluğa verilen isimdir. Şizofreni, halüsinasyonlar, sanrılar ve günlük hayatın akışını bozan son derece düzensiz düşünme ve davranışların bir arada bulunmasından meydana gelebilir ve bireyi bütünüyle etkisiz hale getirebilir.

Şizofreni ile Alzheimer arasındaki farklar:

  1. Şizofreni hastası olan bireylerde sanrılar, halüsinasyonlar veya düzensiz konuşmaların varlığı ile genel bir işlev bozukluğu gözlemlenebilir. Ancak Alzheimer ilk olarak insanlarda unutkanlık şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Daha sonraki süreçte sanrılar ortaya çıkmaktadır.Halüsinasyonlar genellikle var olmayan şeyleri görmek, duymak veya algılamak olarak kendini gösterir Halüsinasyonlar gerçek olmasalar bile şizofreni hastası için, normal bir deneyimin tüm etkisine ve gerçekçiliğine sahiplerdir. Halüsinasyonlar beş duyudan herhangi birinde gözlemlenebilir, ancak en belirgin olarak çeşitli seslerin duyulması şeklinde ortaya çıkar.
  2. Şizofrenide bireyde düzensiz düşünme semptomunun varlığı genel olarak düzensiz konuşma belirtisinin gözlemlenmesine sebebiyet vermekle birlikte Alzheimer hastalarında ortaya çıkan düzensiz konuşmanın en belirgin nedeni unutkanlıktan kaynaklı olarak zihnin kendini toparlayamamasıdır.
  3. Antipsikotik ilaçlar hem Şizofrenide hem de Alzheimer hastalarında kullanılmaktadır. Şizofreni hastaları için ilaçlar paranoyayı, sesleri ve diğer semptomları hafifletmeye yardımcı olabilir. Alzheimer hastaları için ise antipsikotikler saldırganlığı yatıştırmak için kullanılabilir.
  4. Alzheimer hastaları unutkanlığa bağlı olarak eski yaptığı işleri yaparken zorlanmaya ve daha ileriki zamanlarda bu işleri yapamamaya başlarlar. Hastalığın ilerleyen evrelerinde hayatlarını yatağa bağlı olarak geçirebilmektedir. Ancak şizofreni hastalığının kendisini ne kadar erken tanı ve teşhis edilirse erken teşhis bu hastanın hayatını normal bir şekilde hayatını devam ettirmesine katkı sağlamaktadır. Hastalık ilerlese de tamamen vücut fonksiyonları kullanılamaz duruma getirmemekte ancak ince motor becerisi isteyen alanlarda tırnak kesme, kişisel bakım gibi durumlarda zorlanmalar olabilmektedir.
  5. Yazma ve konuşmada oluşan yeni sorunlar her iki hastalıkta da ortaya çıkarken Alzheimer da bunun nedeni unutkanlığın getirdiği bir boşluktan kaynaklıdır. Şizofreni hastaları ise düzensiz düşündüklerinden dolayı düşüncelerini doğru bir şekilde ifade edememektedirler.
  6. Şizofreni genellikle genç yaşta, sıklıkla 18-25 yaş aralığındaki dönemde başlamaktadır. Bu aralığı 15-45 yaş olarak genişletilebilmektedir. Ancak Alzheimer belirtileri sıklıkla 50-60 yaşlarında ortaya çıkmakla birlikte az da olsa daha erken rastlanabilmektedir.
  7. Ruh hâli ve davranışlarda değişimler her iki hastalıkta da görülmekle birlikte Alzheimer da bu hareketlerin görülme nedenleri yaptığı davranışları ve bu davranışların sırasını takip edememesinden kaynaklı olmaktadır. Şizofreni hastalarında ise görmediği ya da yaşamadığı bir olayı yaşıyor gibi algılaması ve gördüğü halüsinasyonlar yüzünden hal ve hareketlerinde değişimler gözlemlenebilmektedir.
  8. Alzheimer hastaları yaşadıkları olaylar arasında bir neden sonuç ilişkisi kuramadıklarından dolayı olayları anlamlandırmada güçlük yaşayabilmektedir. Unutkanlık ve bunun beraberinde getirdiği kısıtlı düşünme yeteneği onu sosyal aktivitelerden uzaklaşmaya ve kendini çevresinden soyutlamaya kadar götürür. Şizofreni hastaları ise zihnini toplamakta yaşadığı zorlanmalardan kaynaklı kendisini dış dünyadan soyutlama yoluna gidebilmektedir.

Alzheimer ve şizofreni belirtileri nelerdir?

Alzheimer, bellekte ve öğrenme, konuşma, akıl yürütme, iletişim ve günlük yaşam etkinliklerini sürdürme becerilerinde yıkıma neden olan ve davranışlarda değişikliklere yol açan bir beyin hastalığı olarak karşımıza çıkmaktadır. Şizofreni ise insanın düşünce yapısını ve duygularını ifade etmesini, dünyadaki gerçeklik algısını ve diğer insanlarla kurduğu iletişimi etkileyerek bu davranışlarda değişikliğe yol açan önemli bir rahatsızlık olarak karşımıza çıkmaktadır.

Alzheimer da ortaya çıkan belirtiler şizofreniye göre farklılık gösterebilmekle birlikte bazı ortak noktaları da içerisinde barındırmaktadır. Alzheimer kısa süreli hafıza kaybına yol açmakta daha sonraları bu kayıp daha ileri boyutlara taşınabilmektedir. Aynı zamanda daha önceden kolaylıkla yapabildiği işleri yapmakta zorluk yaşayan kimse eski aktivitelerini yapamaz hale gelmektedir. Aynı şekilde zaman ve yer algısında meydana gelen bozulmalar kişinin büyük sorunlar yaşamasına neden olmakta bununla birlikte kendini ifade etmesini de daha zor hale getirmektedir. Bu yaşanılan değişimler kişinin sahip olduğu davranışlarda da pek çok değişimi beraberinde getirmektedir Yanlış kararlar alması daha kolay bir hale gelmektedir. 

Şizofreni de ise kişi halüsinasyon görmeye başlayabilir. Bu halüsinasyonlar kişinin yer ve zaman kavramında bozulmaları da beraberinde getirir. Kişi bir şeyleri hatırlamakta, düşüncelerini toparlamakta ve insanlarla anlaşmakta güçlük çekebilir. Hastanın yaşamadı olayları yaşamış gibi aktarması insan ilişkilerinin zedelenmesine ve çevresindeki insanların hangisine güvenip güvenmeyeceği ile ilgili pek çok problemi de beraberinde getirebilmektedir. Kişi ilerleyen yaşlarında hem şizofreni hem de Alzheimer hastalıkları ile aynı zamanda da karşılaşabilmektedir. Bu iki hastalığın belirtileri birbirleri ile benzerlikleri de içerisinde barındırmaktadır. Bu yüzden hastalığın doğru teşhisi hastalığın bilinip tedavi edilmesinde ve iyileşme sürecinde büyük bir önem taşımaktadır.

“Bu sayfada yer alan ifadeler bağlayıcı ve tedavi maksadıyla kullanılmaya uygun değildir. Sağlık sorununuzun tedavisi için kendinize en uygun tedavinin geliştirilmesi için sağlık kuruluşlarından ve uzman hekimlerden bilgi alınız.”

Kaynak:

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/8732586/

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments

Blog