Alzheimer Hastalarında Yutma Güçlüğü 

Alzheimer; bellek, düşünce ve davranış problemlerine yol açan ve bütün yaşlanan nüfusu etkileyen dünya çapında bir hastalık olarak tanımlanmakla birlikte bellek ve düşünme becerilerini yavaş yavaş yok eden ve hatta en basit görevleri yerine getirebilme yeteneğini de olumsuz etkileyen geri dönüşsüz, ilerleyici bir beyin bozukluğudur.

Hastalığın tedavisinde farmakolojik ve farmakolojik olmayan çeşitli tedaviler uygulanmaktadır. Tedavilerini uygulayamadıkları takdirde birçok olumsuz durumla karşı karşıya kalabilmektedirler. Bunlardan biri de yutma güçlüğüdür.

Yutma güçlüğü hastada özellikle yemek yerken boğulma korkusundan kaynaklanmaktadır. Bu yüzden yemek yemeye karşı bir isteksizlik söz konusudur. Dolayısıyla Alzheimer hastalarında yutma güçlüğü sık karşılaşılan olumsuz durumlardan biridir. Hafıza işlevinin gittikçe azalması durumunda hasta yutmayı unutabilir.

Alzheimer Hastalarında Görülen Yutma Güçlüğü Hastayı Nasıl Etkiler?

Disfaji yani yutma güçlüğü, katı veya sıvı gıdaların yutulmasında yaşanan ciddi problemlerin oluşmasıyla birlikte yaşı ilerleyen bireyler çok sık görülmektedir. Alzheimer hastalarında motor, duyu, davranışsal problemlerin veya bunların kombinasyonunun bir sonucu disfaji oluşabilir.

Genel olarak bu hastalarda gecikmiş ve uzamış yutma, beslenme güçlüğü, kendi kendine beslenmede başkalarına bağımlılık, yemek yemeyi unutma, yemeyi reddetme, ağızda yemek saklama, kaşığı ısırma bu hastalarda oldukça yaygındır. Bu hastalar genellikler yanlarında birinin onlara yardımcı olmasını ve komut vermelerini beklerler.

Yutma güçlüğünün (disfaji) iştah azalması, kilo kaybı, sıvı kaybı, malnütrisyon, yeme-içme korkusuyla birlikte yaşam kalitesinde gerileme, tekrarlayıcı akciğer enfeksiyonları gibi sonuçları vardır. 

Bu yutma güçlüğü evdeki bazı yöntemlerle azaltılabilir: 

  1. Alzheimer hastası yemek yemeden önce uyanık ve dinlenmiş olmalıdır. 
  2. Yemek verilmeden yarım saat önce dinlenmeleri tavsiye edilir.
  3. Yemek masasındayken dik bir şekilde oturduklarından emin olun.
  4. Yemek konusunda ısrarcı olmadan yemek için bol bir zaman aralığı verin.
  5. Azar azar yemek yemelerini ve bunları küçük parçalar halinde yemeleri konusunda bilgilendirilmelidir.

Ayrıca ileri evre Alzheimer hastalarında en yaygın ölüm nedeni aspirasyon pnömonisidir (yutma sırasında gıdanın nefes borusuna kaçması sonrasında oluşan enfeksiyon) ve felce neden olmakla birlikte ölüm nedenlerinin yaklaşık %70’ini oluşturmaktadır. Bu durum hasta, çiğneme ve yutkunma yetkisini kaybettiğinde yiyeceği soluk alırken içine çekmesi sonucunda yaşanır.

Normalde sağlıklı bir insan kuvvetli öksürük refleksiyle bu besini dışarı atabilir ancak Alzheimer hastaları bilinç kaybı nedeniyle bu refleksi yapması gerektiğinin farkında olamaz.  Bu nedenle Alzheimer hastalarında disfajinin erken tespit edilmesi hayati bir öneme sahiptir.

Yutma refleksinin kaybına bağlı olarak nefes borusunun tıkanmasına bağlı boğulma (asfiksi), hırçın öksürükler de görülmektedir.

Alzheimer hastalarında nöroleptik ilaç kullanımı disfajiyi artırabilir. Bu nedenle bu hastalarda nöroleptik ilaçlar mümkün olduğunca en düşük dozda kullanılmalıdır. (Nöroleptik; Belirgin bir yatışma ve uyku haline yol açmaksızın hareketlerde yavaşlama, çevre ve uyarılara ilgisizlik, heyecansızlık).

Yapılan çalışmalarda yutma güçlüğünün Alzheimer hastalarının hastanede kalış süresini uzatmakla birlikte ekonomik yönden de kötü etkilediği ortaya çıkmıştır. 

Alzheimer Hastalarında Yutma Güçlüğü (Disfaji) Tedavisi

Demansın bir çeşidi olan Alzheimer hastalarında disfaji tedavisi oldukça önemlidir. Yukarıda bahsettiğimiz gibi bazı durumlar ciddi sorunlarla birlikte ölümle sonuçlanabilmektedir. Bu yutma ve çiğneme sorunlarına yönelik pek çok gözlem uzman doktorlar tarafından yapılmıştır ve buna uygun olarak çeşitli tedavi türleri geliştirmişlerdir.

Alzheimer hastalarında kişiye özel bir tedavi gerekmektedir. Tedavinin asıl amacı kişinin yaşam standartlarını kolaylaştırabilir hale getirip rahatlığına önem verilmelidir. Hastalar için beslenme yaklaşımı çok faktörlü olmalı ve destek ihtiyaçları doğru belirlenmelidir.

Bu hastalarda Nazogastrik sonda (beslenme sondası) ve PEG (gastrostomi tüpü) en yaygın kullanılanlardır. Nazogastrik tüple besleme özellikle kısa vadede yararlıdır. Ancak, uzun vade gastrostomi beslenmesi daha uygun olabilir. Bir aydan fazla ağızdan beslenemeyen Alzheimer hastalarında PEG uygulaması iyi bir tercihtir.

Tüple beslenme burundan mideye indirilen bir beslenme şekli olmakla birlikte mideye açılan bir delikten de beslenme şekli mevcuttur. Özellikle yutma refleksi tamamen ortadan kalkmış, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları olan hastalarda mideye tüp yerleştirilmesi tercih edilmektedir. Ağrısız, kolay ve cerrahi gerektirmeyen bir işlemdir.

Fakat dikkatli uygulanması ve dikkatli kullanılması gerekmektedir. Tüplerin dışarıda kalan ucundan özel hazırlanmış hasta mamaları direk mideye gönderilir. Ayrıca bu mamalar hastanın ihtiyacı olan tüm besin maddelerini içerdiğinden, hasta sağlıklı beslenmiş olur.

Tüpler yanlış yerleştirilirse aspirasyon pnömonisine neden olabilir. Bu hastalarda tüple beslenmenin faydaları yanında birçok riski de vardır. Kanama, enfeksiyon, tüpün çevresinde sızıntı, bulantı, kusma, ishal, metabolik problemler gibi sorunlar sayılabilir.

Alzheimer hastalığı olan birçok kişi tüpü rahatsız edici bulup çıkartmaya çalışabilir. Bunun önlenmesi için tedbirler almak gereklidir. Beslenme sırasında hasta yakının mutlaka kontrol amaçlı hastayı gözlemlemesi gerekmektedir. Aksi takdirde birçok olumsuz durumla karşı karşıya kalabilirler. 

Bu hastalıkta unutulmaması gereken durumlardan biri hasta yakınlarının, bakıcılarının yutma güçlüğü (disfaji) ve aspirasyon belirtileri açısından bilgilendirilmelidir. Hastaya uygun tedavi yöntemleri geliştirilmeli ve bakım veren kişiye nasıl tedavi uygulaması gerektiği öğretilmelidir. 

Kaynakça:

https://www.webmd.com/alzheimers/chewing-swallowing-problems

Leave A Comment

Blog