Alzheimer Hastaları Tapu Satışı Yapabilir Mi?

Alzheimer günümüzde oldukça fazla karşılaşılan ve genelde yaşlılıkla doğru orantılı olan bir hastalıktır. Alzheimer ruhsal bir sağlık sorunu olarak görünse de aslında öyle değildir. Yaşlılığın da oldukça etkisinin büyük olduğu Alzheimer hastalığını genelde sinir, stres, üzüntü gibi duygusal değişiklik ve yoğunluklar da etkilemektedir.

Alzheimer hastalığı genelde derece derece olmaktadır. Kişi ilk baş basit unutkanlıklar ile başlarken daha sonraları çevresindeki insanları bile hatırlayamaz duruma gelebilir.

Bu durum git gide büyür ve kişi vücudunda gerçekleşen olayları bile idrak edemez unutur ve adeta yeni doğmuş bir çocuğa döner. Ve takdir edersiniz ki bu insanların normal olarak hayatlarına devam etmeleri oldukça zordur.

Kişi ilk başlarda çok bir ileri unutma durumu söz konusu olmadığı için toplum ve ailesi tarafından normal olarak görülürken git gide insanlarda da artık Alzheimer hastası olan kişiyi dikkate almama durumu ister istemez meydana gelmektedir.

Alzheimer hastası kişi sağlıklı karar veremediği için toplum bu konuda kısmen de olsa haklıdır. Öyle ki toplum ve ailesi dışında artık bu Alzheimer hastası bireyin devlet önünde ve resmi dairelerde de karar verme konusunda kısıtlanması söz konusudur.

Kendi başına sağlıklı karar veremeyen bu birey ve ailesi bu hastalığı kullanmak isteyen kötü niyetli insanlar tarafından mağdur edilmesin diye devlet yetkilileri böyle kararlar sayesinde bireyin ve varislerinin mülkiyetini dahi korur.

Bazen bu işlem bireyi ve aileleri de kötü olarak etkilemiyor değildir. Gerçekten birey ve ailesi bir karar alıp mülklerini ve mallarını satmak istediğinde akılları kurcalayan bir sürü konu ve soru oluyor. İşte tam bu noktada ailelerin ve bireyin en çok merak ettiği sorulardan biri akla geliyor: Alzheimer hastaları tapu satışı yapabilir mi?

Şimdi öncelikle yukarıda belirttiğimiz gibi Alzheimer hastası bireylerde tam anlamıyla kısa süreli veya kalıcı unutkanlık olduğundan dolayı birçok olası sorunun gerçekleşmemesi için devletimiz bazı kurallar koymuştur.

Bu kuralların temel amacı tamamen hasta bireyi, ailesini ve tabiki mallarını korumaktır. Ve bu yüzden sorumuzun cevabı kısmen evettir. Kısmen evet dememizin sebebi hastanın direkt bir satış içinde bulunamamasından kaynaklanmaktadır. Yani imkansız değildir ancak kişi hastalıktan kaynaklı işlemler sırasında oldukça zorlanabilir.

Hastanın aklı yerinde olmadığı için kendi başına karar veremez ve bu noktada hastanın kendisine vasi tahin etmesi gerekmektedir. Tabi bu süreç o kadar kolay olmamakla beraber bir takım özel rutinler uygulanmaktadır. Bu da oldukça zaman alır.

Öncelikle atanacak bu vasiyi hasta direkt; “Ben bu kişiyi vasi olarak kendime atamak istiyorum.” diyerek atayamaz. Öncelikle kişinin hastalığının tescil edilmesi ve vasi işlemine gerek olup olmadığı konusunda devletin ikna edilmesi gerekmektedir. Bu noktada ise mahkemeler devreye girmektedir.

Vesayet almak isteyen bir hasta yakınının örneğin; oğlu veya eşi, ilk öncelikle mahkemeye vesayet almak için başvuruda bulunması gerekir. Mahkeme dosyayı değerlendirmek için devlet doktorlarından oluşan bir heyet tarafından hastaya verilecek bir rapor ister.

Hasta burada belirlenen yerde bu heyetin karşısına çıkar ve heyet kendi aralarında görüştükten sonra eğer ki hastanın gerçekten kendi başına karar alabilecek kadar yetkin olmadığı konusunda ikna olursa onlara “ bu hastada Alzheimer hastalığı ileri düzeyde görülmektedir ve kendi başına karar alamaz” diye rapor çıkarılır.

Bu rapor çıktığı dakikadan itibaren hastanın verdiği resmi kararlar ve yapacağı  tüm işlemler devlet gözünde geçersiz sayılmaktadır. Devlet bu sayede kişiyi olası dolandırıcılık durumlarından ve mağduriyetten korumuş olur.

Bundan sonra hukuki süreçleri devletin hasta adına atamış olduğu vasisi yürütür. Sıradan işler için vasi gerekmezken önemli alım ve satım işlerinde vasinin onayının bulunma zorunluluğu vardır.

Herhangi bir gayrimenkul devri veya alım satım işleminde vasi mahkemeye başvurup mahkemeden onay almalıdır. Bu onayı almak için bu satış işinin hastaya yararının olması lazımdır.

Eğer mahkeme bu konuda emin olamaz ise bu konuyu araştırmak için görevli memurlarını yollayarak inceleme başlatır ve bu satış işleminin hasta yararına olup olmadığı anlaşılıp kanıtlanana kadar satış işlemini onaylamaz ve gerçekleştirmez. Kurallara aykırı bir durum yok ise satış gerçekleşir ve her şey belgelenip en sonunda mahkemeye sunulur.

Durum hastanın lehine değil ve ortada bir dolandırma durumu var ise işlem iptal edilir ve bir daha bu konuda hasta menfaati olmadığı sürece satış işlemi yapamaz. Hastamızın ölümüne kadar durum böyle devam eder vasisi olan kişi ciddi alım satım işlerinde onun yerine işini gerçekleştirir.

Vasinin herhangi  bir konuda vasilik yaptığı kişiyi bilerek veya bilmeyerek zarara uğratma durumunun olmaması için her yıl gelir giderlerin belgelenip mahkemelerce incelenmesi gerekmektedir. Hasta öldüğünde ise mallar paylaşıma gideceği için tüm miras sahipleri eşit haklara sahip olur ve vasinin bir hükmü kalmaz.

Kaynakça:

https://ibuyutahhomes.com/selling-parents-home-due-alzheimers-disease-dementia

guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments

Blog