Alzheimer Hastaları Namaz Kılabilirler Mi?

Bu yazıda Alzheimer hastalarının namaz kılabilir mi sorusunun cevabını vereceğiz. Alzheimer hastalığı günümüzde özellikle de yaşlılarda görülen bir tür hastalıktır. Alman  nöropsikiyatrist Alois Alzheimer, ilk Alzheimer tanısını koyan doktordur. Hastalığın nedeni tam bilinmemekle beraber beyin dokusu bozulur ve işlevini giderek kaybeder.

Zihinsel ve sosyal beceriler gittikçe zayıflamaktadır. Anormal işleyen beyin fonksiyonları davranışları bu hale getirmektedir. Dolayısıyla Alzheimer hastasının sosyal ve zihinsel becerilerinin zayıflaması birçok olumsuz duruma yol açar.

Bu durumlar; hastanın kendini ifade edememesi, çevresindeki insanlarla iletişiminin ve ilişkisinin bozulması, herhangi bir hesap işleminin doğru bir şekilde yapılamaması, algılarının bozulmasıdır.

Alzheimer belirtilerine daha da değinecek olursak kişinin yaşadığı kafa karışıklığı, olayları unutması, bildiği yolları karıştırması, karar verememesi bu belirtilerden sadece bir kaçıdır. Alzheimer toplam 7 evreden oluşmakta ve bu evreler farklı şekilde ilerlemektedir.

  • 1. evrede dışarıdan normal,
  • 2. evrede çok hafif bozukluk,
  • 3. evrede hafif bozukluk,
  • 4. evrede orta dereceli bozukluk,
  • 5. evrede orta ciddi bozukluk,
  • 6. evrede ciddi bozukluk,
  • 7. evrede çok ciddi bozukluk görülmektedir.

Gittikçe ilerleyen bu hastalık için erken teşhisin konulmasında fayda var.

1. evrede en hafif Alzheimer evresidir ve Alzheimer’a dair herhangi bir tanı koyulmasında farklılar vardır. Bu farklılıklar doktor tarafından teşhis edilir ve tedaviye başlanır.

2. evrede çok hafif bozukluk yani hastada hafif unutkanlıkların başlaması kişinin günlük hayatında yer alan beceri ve lisan kayıplarının yaşanması bu evrede gerçekleşir. Alzheimer hastalığı net olarak bu evrede fark edilebilir. Demans oranı bu evrede %15’tir.

3. evre olan erken ve orta dönem, yeni şeyleri öğrenmekte zorluk çekme, sosyal hayata adapte olamama, bazı kavramları hatırlayamama ve depresyon gibi belirtiler ortaya çıkar.

4. evre olan ciddi orta dönemde günlük yaşamında belirgin değişiklikler gözlemlenir. Yemek yiyememe, kaşık ve çatalı tutamama , kıyafetlerine tek başına giyememe, tuvalet ve banyo  ihtiyaçlarını tek başına giderememe bu evrede ortaya çıkar.

Hatta kişi evin içindeki odasını bile bulamamaz hale gelmektedir. Bu evrede sıkça görülen semptomlar, öfke, huzursuzluk, ve paranoya durumlarıdır.

5. evre ileri ve ciddi ileri olarak adlandırılır, artık bu evrede hasta bakıma ihtiyaç duyar. Sıklıkla fiziksel sorunlarla karşılaşır. Sindirim sisteminde, konuşmasında ve duygusal bozukluklar yaşaması bu evrede gerçekleşir. Doktor bu evrede hastasına ilaç vererek tedaviyi başlatır.

Hastalar bu ciddi evrede bakıma muhtaç oldukları için yatağa bağlı yaşarlar. Bu hastalığı iyileştiren kesin bir tedavi yöntemi bulunmamakla birlikte hastalığın ilerlemesini engelleyen tedaviler doktor tarafından uygulanmaktadır.

Doktor, hastalığın ilerleme seviyesine göre hastaya ilaç verir ve hasta da bunu doktorun talimatlarına göre kullanır. Hasta yakınları hastaya destek sağlayan en önemli etkendir. Eğer hastalık daha da ilerlerse hasta yatağa düşebilir dolayısıyla kendi ihtiyaçlarını karşılayamaz hale gelmektedir.

Her Alzheimer unutkanlık mıdır değil midir sorusu pek çok kişi tarafından sorulmaktadır. Alzheimer’ın bir unutkanlık hastalığı olduğu doğrudur ancak her unutkanlık Alzheimer belirtisi değildir bunun için uzman bir doktora gitmekte fayda vardır. 

Alzheimer İbadetlerden Sorumlu Mudur?

Bu soru pek çok kişi tarafından sorulmaktadır. Yukarıda da açıklandığı üzere Alzheimer hastalığı belli bir seviyede durmayıp bazen gittikçe ilerleyen bir hastalıktır. Dolayısıyla bu aşamalar tek bir şekilde ortaya çıkmaz.

Her hastada farklı şekilde görülebilir. İbadet açısından değerlendirmek gerekirse Alzheimer hastası için iki önemli dini kavram vardır: ‘akli melekeler’ ve ‘beden gücü’. Eğer Alzheimer hastası başlangıç seviyesindeyse ve günlük ihtiyaçlarını karşılar durumdaysa namaz ve oruç ibadetlerinden sorumlu olur.

Elbette bunun için zihninin de yeterli olması gereklidir. Dolayısıyla zihinsel ve bedensel olarak iyi seviyede olan Alzheimer hastası bu ibadetleri yerine getirebilir.

Namaz ibadetini yerine getirmek isteyen Alzheimer hastalarına namaz vaktini bildirmek gerekir. Ancak namaz ibadetiyle ilgili durumları yerine getiremiyorsa (namazda konuşma, namaz için gerekli şeyleri hatırlayamama) bu durumda namaz ibadetinden sorumlu değillerdir. Eğer akli gücü buna yeter de bedensel olarak gücü yetersizse oturarak namaz kılabilir.

Bedensel gücü artık hiçbir şekilde iyi değilse yine namaz ibadetinden sorumlu değildir. Çünkü bu durumlar hastanın iradesine bağlı olmaksızın var olan durumlardır.

Aynı şekilde oruç da bu ibadetlerin arasında yer almaktadır. Eğer Alzheimer hastası akli ve bedensel gücünden aciz durumdaysa oruç tutma ibadetinden sorumlu değildir. Dolayısıyla bir hasta fiziksel gücüne göre namaz kılabilir. Eğer maddi durumu elverişliyse oruç ibadetinin fidyesini verebilir. 

Alzheimer Hastası ve Namaz İlişkisi

Alzheimer da bir tür hastalık olduğu için namaz kılmakla sorumlu değillerdir. Bu kişiler genelde zihinsel olarak bozukluk yaşadıkları için namazda da gerekli olan şeyleri unutacaklardır. Dolayısıyla namaz kılmayabilirler, sorumlu değillerdir.

İbadet için en önemli şey akıldır. Aklı ve bedensel gücü yerinde olan insanlar tüm ibadetlerden sorumludur. Akıl ve bedensel güç yerinde değilse kişi ibadet etmekten sorumlu değildir. 

Leave A Comment

Blog